Yeniden uyumamı istiyor. Gözlerim
açık direniyorum yeniden dalmamak, uyumamak için. O kadar derin, uzun
uykulardan sonra kolay mı?
Evet dile kolay! On yıl. On yıllık uykunun ardından
tekrar uyunur mu? Geceler bile gündüz gibi aydınlıkken karanlığa tekrar dönülür
mü? Deniyorum onu zaman zaman, uyuyacakmış gibi yapıp kandırıyorum.
İki
kumarbaz gibi birbirimizi deniyoruz zaman zaman. "Mış" gibi yapıp,
söylenecekleri içimizden söylerken rollerimize devam edip replikleri
fısıldıyoruz, birbirimizin sağır kulaklarına. Öpücükler kondururken usulca, içimden hadi şimdi istediğim gibi sev beni, sevebilirsen diyorum; o
da bana ciddi bir şekilde “burnum hep tıkalı,
nefes alamıyorum” diyor. İçinden geçirdikleri de bir o kadar sesli.
Bundan sonrası eskisi gibi yürümez
bunu ona nasıl anlatırım. Anlatsam anlar mı? Razı mısın desem? Daha
söylemeden anlasa, kelimelerim dökülmeden dudaklarımdan yakalasa, cevaplasa
soruları…sorulmadan. Çözümlerimi serse ayaklarıma… Affedebilirdim! Yapmayacağı itirafı, inkarından inandırıcı olsa...
Bir od’a
yanmadıkça ben, donarım; hayatın ılık
rüzgarı yalamazsa yüzümü, ben solarım; yaz yağmurlarıyla ıslanmadıkça tenim, ben
kururum; başımda sevda bulutları dolanmadıkça ben, kanarım; beni benden alacak
bir can olmayacaksa eğer ben, dumanım.