19 Nisan 2016 Salı

UYKU

Yeniden uyumamı istiyor. Gözlerim açık direniyorum yeniden dalmamak, uyumamak için. O kadar derin, uzun uykulardan sonra kolay mı? 
Evet dile kolay! On yıl. On yıllık uykunun ardından tekrar uyunur mu? Geceler bile gündüz gibi aydınlıkken karanlığa tekrar dönülür mü? Deniyorum onu zaman zaman, uyuyacakmış gibi yapıp kandırıyorum. 

İki kumarbaz gibi birbirimizi deniyoruz zaman zaman. "Mış" gibi yapıp, söylenecekleri içimizden söylerken rollerimize devam edip replikleri fısıldıyoruz, birbirimizin sağır kulaklarına. Öpücükler kondururken usulca, içimden hadi şimdi istediğim gibi sev beni, sevebilirsen diyorum; o da bana ciddi bir şekilde “burnum hep tıkalı, nefes alamıyorum” diyor. İçinden geçirdikleri de bir o kadar sesli.

Bundan sonrası eskisi gibi yürümez bunu ona nasıl anlatırım. Anlatsam anlar mı? Razı mısın desem? Daha söylemeden anlasa, kelimelerim dökülmeden dudaklarımdan yakalasa, cevaplasa soruları…sorulmadan. Çözümlerimi serse ayaklarıma… Affedebilirdim! Yapmayacağı itirafı, inkarından inandırıcı olsa...

Bir od’a yanmadıkça ben, donarım; hayatın  ılık rüzgarı yalamazsa yüzümü, ben solarım; yaz yağmurlarıyla ıslanmadıkça tenim, ben kururum; başımda sevda bulutları dolanmadıkça ben, kanarım; beni benden alacak bir can olmayacaksa eğer ben, dumanım.

 Keşke uyuyabilsem!

AY
NA