3 Eylül 2014 Çarşamba

Erkeğin kafası çıplak olduğu sürece hiçbir örtü kadını yeterince örtemez...




Kadının ne giydiği neden bu kadar önemli? Doğası gereği bu kadar zengin giyim kuşama sahip olan kadın aynı örtü altında birbirine benzesin diye, birileri neden uğraşıp duruyor?

Hiçbir örtü kadını yeterince örtmeyecek. Çünkü erkeğin kafasında mütemadiyen çıplak.
Aslında  insan ırkının devamı için bu tahrik bir gereklilikken, hiç bir inanç için neden uygun değil?
Kadın erkeği baştan çıkarmamak için örtünmeli. Aksi takdirde,  günah! Dolayısı ile üreme eylemi bir de bir günahtır. Erkeği günaha sokan, tam da bu yüzden, kadındır!

Erkeğin kafasındaki kadın ne kadar çıplak ya da giyinikse, dışarıdaki kadın o kadar giyinik ya da çıplaktır. İşte, tam da bu yüzden, aynı dine mensup insanlar bile karar veremiyorlar; bir kadın ne kadar günahkar(çıplak) ya da değil...

Kim, nasıl, ne zaman soktuysa çıplak kadını erkeğin kafasına ; o zamandan beri erkek, çıplak kadının yaptırım gücünden korkuyor. O çıplak kadın uğruna göze alabileceklerini; rakibi her erkeğin göze alabileceğini bilmesi aslında onu korkutan... Mülkiyetçi yapısı, kendine ait olanı(!) diğer erkeklerin çekici bulamayacağı hale getirmesi için zorluyor erkeği.  Örtünün ölçülerini belirleyen yine kafasındaki bir başka kadın.  Kafasındaki kadın makyaj yapmadığında  ya da uzun  bol şeyler  giydiğinde  onu tahrik etmiyorsa, dışarıdaki kadın da o şekilde giyinmeli .. Kafasındaki kadın başını kapattığında onu tahrik etmiyorsa, dışarıdaki kadın başını örtmeli.. Kafasındaki kadın çarşaf giydiğinde onu tahrik etmiyorsa, dışarıdaki kadın çarşaf giymeli diye çok kolay ikna oluyor. Tüm kadınların çarşaf giymek zorunda olduğu bir yerde yaşamaya başladığında, kafasındaki çarşaflı kadından tahrik olmaya başlayacak ve çarşaflı kadından yine yeniden ölesiye korkacak. Ve belki de son çözüm kadının evden dışarı hiçbir şekilde çıkmaması olacak. Ki dünyada örnekleri de yok değil.

Peki erkeğin kafasındaki kadın imajını kim oluşturuyor? Yaradanın, insan  türünün devamı için erkeğin kafasına koyduğu çıplak kadını, sadece ve sadece erkeğin annesi giydiriyor.

Kadının örtüsünü biçen, diken kadınsa, kadının da bir korktuğu olmalı öyle değil mi?
Kadının korkuları erkeğinki kadar basit değil? Doğal ve basit olandan korkan erkek, kadının komplike ve çok yönlü korkularını algılayamaz, anlayamaz. Kadının oyununa gelir ve içten içe bu oyunda kadının rolünü  de bilir. Kadını cezalandırmak, etkisiz hale getirmek ister. Ve erkek kadını bir eşya, bir yük haline getirerek, onu yöneten kadından intikamını almış olur.

Kadının korkusu, neslin devamını sağlamaktan başka hiçbir işe yaramayan erkek değil; yine kadındır oysa. Kendinden; yaşlı kadın, genç kadın, tecrübeli kadın, tecrübesiz kadın, zengin kadın, fakir kadın, akıllı kadın, aptal kadın, sarışın kadın, esmer kadın, kapalı kadın, açık kadın, zayıf kadın, tombul kadın, makyajlı kadın, naturel kadın, öteki kadın, beriki kadındır. Hele ki kendine güveni yoksa ve iyi bir eğitimi de yoksa, vay haline. Bütün dünyadaki kadınlar onun için potansiyel korku kaynağıdır. Önlemi alınmalıdır. Kocasının annesi tarafından belirlenmiş kendi imajını; ufak tefek, dönemsel farklılıklarla,  bir sonraki kuşak erkeğin kafasına işler. Bütün kadınlar ona benzediğinde hiçbir tehlike kalmayacaktır.

Yaradan ve doğuranın erkek üzerindeki gücü, zürriyetin devamı söz konusu olduğunda birleşirken,  erkeği tahrik eden kadın söz konusu olduğunda, savaşırlar.  Hesaba katılmayan, mütemadiyen çıplak olan kadın, herşeye rağmen erkeği baştan çıkarsa da mülkiyete girdiğinde, annenin imajına o ya da bu şekilde uymak zorunda kalacaktır.

AY
NA'ya bakmak  cesaret ister...